Sultan Veled

Mevlânâ’nın izinde: SULTAN VELED...

Anadolu’yu aydınlatanlar-7… Mevlânâ’nın izinde: SULTAN VELED Ali Alper Çetin Anadolu Selçukluları devrinde, bugünkü Karaman, Lârende adıyla tanınıy...

CL30

“Çukurova Lobisi” dergi...

DUYURU Ocak-Şubat 2017 Kurtuluş Özel Sayısı ile yeniden çıkmaya hazırlanan “Çukurova Lobisi" dergimiz; Yayın Kurulumuz tarafından, 16 Nisan 2017 tari...

necdetozkaya

Türk, Bu Coğrafyayı Vatan Yapan Ası...

Necdet Özkaya 30 Ağustos 2009-Dörtyol Bugün 30 Ağustos! Zafer Bayramı. Devletin kuruluşunu sağlayan büyük zafer. “Güçlü ordu! Güçlü Türkiye” slogan...

Ahmet Bican Ercilasun

Makamlarıyla Var Olanlar

Prof.Dr. Ahmet Bican Ercilasun Biriniz de hayır deyin! Biriniz de elinizin tersiyle itin şu makam teklifini! Bakanlık, milletvekilliği, parti başkan...

Editörün Seçtikleri

genel kurul

6. OLAĞAN GENEL KURUL ÇAĞRISI

Çukurovalılar Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Eğitim Kültür ve Spor Derneği Genel Merkezi 6.OLAĞAN GENEL KURUL toplantısı aşağıdaki Gündem il...

Mevlânâ’nın izinde: SULTAN VELED

ali_alper_cetinAnadolu’yu aydınlatanlar-7…

Mevlânâ’nın izinde: SULTAN VELED

Ali Alper Çetin

Anadolu Selçukluları devrinde, bugünkü Karaman, Lârende adıyla tanınıyordu. Bir gün Lârendeye sevinçli bir haber ulaşmıştı. Ailesi ile birlikte Horasan’ın Belh şehrinden göçen ve birçok yerleri dolaştıktan sonra Anadolu’ya yönelen Sultan-ül Ulema Bahaeddin Veled, oğlu Mevlânâ Celâleddin’le birlikte Lârende’ye geliyorlardı. Haber kısa sürede bütün şehre yayıldı. Lârende Valisi emir Musa, şehrin ileri gelenleri ile birlikte Bahaeddin Veled’i karşılayarak sarayına davet etti.

Hiçbir şehirde, hiç kimseye yük olmak istemeyen ve medreseden başka bir yere inmeyen Bahaeddin Veled, burada Emir Musa’nın davetini reddetti. Kendisine münasip bir medrese gösterilmesini rica etti. Emir Musa, yıllardır adını duyduğu bu şöhretli konuğa, hemen bir medrese yapılmasını emretti. Kısa sürede, medreseyi tamamladılar. Bahaeddin Veled, ailesiyle birlikte medreseye yerleşti.

Devamını oku →

“Çukurova Lobisi” dergimizin yeniden çıkışı; Referandum, Halk Oylaması sonrasına ertelenmiştir

CL30DUYURU

Ocak-Şubat 2017 Kurtuluş Özel Sayısı ile yeniden çıkmaya hazırlanan “Çukurova Lobisi” dergimiz; Yayın Kurulumuz tarafından, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Referandum, Halk Oylaması sonrasına erteleyerek, yayınlanması karar vermiştir.

Sevgi ve saygılarımızla duyurulur.

 

             Ali Alper ÇETİN

Çukurova Lobisi İmtiyaz Sahibi

 

 

 

Türk, Bu Coğrafyayı Vatan Yapan Asıl Unsurdur

Necdet Özkayadefterdekalanlar

30 Ağustos 2009-Dörtyol

Bugün 30 Ağustos! Zafer Bayramı. Devletin kuruluşunu sağlayan büyük zafer.

“Güçlü ordu! Güçlü Türkiye” sloganı ile büyük kutlama yapıldı.

M.Kemal Atatürk’ün

“Büyük Türk ordusu;

Dünyanın hiçbir yerinde ve ordusunda

Yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rast gelmemiştir” diyor.

necdetozkayaHava az bulutlu. Deniz az dalgalı, sesin kıyıya vuruşları yumuşak, sesi bizim eve kadar geliyor. Denizle aramızda elli metreden az bir mesafe var. Gece yarısından hemen sonra kısa süren gürültülü bir yağmur yağdı. Gürüldeyen gök, çakan şimşekler korku saldıysa da korkulan olmadı.

Hafif bir rüzgâr esiyor. Çiçekler ve ağaçlar onun etkisiyle sağa sola yaylanıyor. Bahçede her türlü çiçek var. Güller, pembeli, beyazlı, kırmızılı açmaya devam ediyor. Gelin duvakları önünde beyazlı, kırmızılı renkleriyle salkım saçak. Sağ omzumun tarafında, ortancalar, şeftali ağacı ve onun yanında bir büyük kök gelin duvağı var. Kıpkırmızı.

Günün en sıcak saati. Sitede sadece tabiatın canlılığı var. Kuş sesleri, rüzgârın hışırtısına karışmış vaziyette.

Ramazanın onuncu günü. Yazlıklardan el ayak henüz tam tamına çekilmemiş. Ama iyice tenhalaşmış, ıssızlaşmış. Devamını oku →

Makamlarıyla Var Olanlar

Ahmet Bican ErcilasunProf.Dr. Ahmet Bican Ercilasun

Biriniz de hayır deyin! Biriniz de elinizin tersiyle itin şu makam teklifini!

Bakanlık, milletvekilliği, parti başkanlığı, rektörlük, müsteşarlık, genel müdürlük… Benim haysiyetim, benim şerefim hepsinden üstündür; yerin dibine batsın teklifiniz! Bir kere de bunları söyleyiniz. Bir kere de bir şahsiyetiniz olduğunu hatırlayınız ve elinizin tersiyle itiniz bütün rüşvet tekliflerini!

Siz bir insansınız. Ahsen-i takvim üzere yaratılmışsınız, eşref-i mahlukatsınız. Dindarsınız elbette, dindar olduğunuza inanıyorsunuz. İnandığınız o yüce din de insanoğlunun en şerefli yaratık olduğunu söylüyor. Öyleyse bir şerefiniz olduğunu, ancak şerefinizle insan olduğunuzu düşününüz. Düşününüz ve şerefinizi ayaklar altına alan çirkin tekliflere bir kere de hayır deyiniz!

Adam, bu makama seni ben getirdim havasında. Dediğimi yapmazsan bir daha o makamı göremezsin tehdidinde. Durmadan başına kakıyor verdiği makamı. Bir kere de Demirci Ali Usta gibi olup “al diyetini be adam!” deyiniz! Üstelik kolunuzu da kesmeyeceksiniz. Vazgeçeceğiniz sadece lanet olası bir makam, bir mevki. Devamını oku →

Yaşanmış Olan Acı Gerçekler

Çukurova Lobisi SAYI - 4

Karatepe Kilimleri ve Cengiz Cafri vakası

Ali Alper Çetin

Bazı insanlar, çok büyük işler başardığını zannederler. Cengiz Cafri gibi… Evet, o işletme biraz büyümüşte olabilir. Hâlbuki anılan işletme hak ettiği seviyeyi yakalayamamış, olması gereken yere ulaşamamıştır… İşte bir Cengiz Cafri vakası… Sayın Cafri ile ilgili, olumsuz birçok söylenti var, ama ben bunlara girmeyeceğim.

2009 Şubat. O dönem de, Çukurovalılar Derneği, bilgili, tecrübeli, donanımlı yönetim kadrosu ile etkin faaliyetler yürüten, ülkemiz ve bölgemizin sorunlarına çözüm önerileri getiren aktif bir dernekti. Bu tip klasik olmayan dernek sayısı parmakla gösterilecek kadar da azdı. Çukurovalılar Derneği de bu aktif dernekler arasındaydı.

Çukurovalılar Derneği, Ankara da ikamet eden Adana-Mersin-Hatay ve Osmaniyelilerin oluşturduğu bir dernekti. Derneğimiz Atatürk ilke ve inkılâplarıyla, anayasamızda tanımlanan, vatanın bölünmez bütünlüğü ilkesi ile dernek faaliyetlerini Ankara’da yürütmekteydi.

Devamını oku →

6. OLAĞAN GENEL KURUL ÇAĞRISI

genel kurul

Çukurovalılar Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Eğitim Kültür ve Spor Derneği Genel Merkezi 6.OLAĞAN GENEL KURUL toplantısı aşağıdaki Gündem ile 26 Şubat 2017 Pazar günü saat 10:00 da KTM Grup Turgutlu Sokak No: 11 Gaziosmanpaşa-ANKARA adresinde yapılacaktır. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde, ikinci toplantı çoğunluk aranmaksızın 5 Mart 2017 Pazar günü saat 10:00 da aynı adreste yapılacaktır.

Tüm üyelere duyurulur.

YÖNETİM KURULU

GÜNDEM

Devamını oku →

ER KİŞİ (Nihal Atsız’a saygı ile…)

emin-yarimoglu

Emin Yarımoğlu

Cenazelerde imamın namaza çağrısı ”er kişi niyetine” diye olur. Bu çağrıdan sonra artık dönüş yoktur, kişioğlu bedeniyle toprak olur. Bu söz grubu genel olarak kullanılsa da her göçen bu sözü hak eder mi? Gerçek er kişi olmak kaç kişiye nasip olur?

Er kişi yaptıklarından takdir beklemez, yaptıklarını ve yapacaklarını görev bilir. Tavizsiz, dosdoğru bir yaşamı olur. Beğenilmek için çalışmaz, çalıştıklarını hizmet sayar. Büyük işler sessizlik içinde yapılır.

İnsanların içinde er kişi ne ise Türklerin içinde Türkçü de odur. Türkçülerde yükselme gayesi yoktur, fikirlerini doruğa çıkarma ülküsü vardır. Yetmiş yıllık yaşamıyla Atsız Beğ Türkçüler için ülkü devi olmuştur. Fikirleri ve yaşamı ile ülküsünden taviz vermemiş, menfaat beklememiştir.

Devamını oku →

Galip Erdem’in Kızgınlığı

necdetozkaya_anilarNecdet Özkaya

Demirlibahçe’de oturduğumuz yıllardı. Soğuk bir kış günü akşam karanlığı çökmüştü. Evin en sıcak odasında küçük olmasına rağmen oturmayı tercih ediyorduk. Elçin’le Gökçen buldukları köşede oturmuş derslerine çalışırken, anneleriyle ablaları Gülçin akşam yemeğini hazırlamak için mutfaktaydılar. Ben de herhalde kısılmış sesiyle televizyon seyrediyordum. Kapının telaşlı telaşlı çalındığını fark edince, ev halkı birbirinin yüzüne merakla baktıktan sonra biri kapıyı açmak için gitti. Netameli günlerdi o günler. Dar vakitte çalınan kapılar, ileri saatlerde çalan telefonlar, insanları hep korkuturdu. Onun için kapılarda çifte kilitler, zincirler vardı. Açılması bile bir zaman alırdı.

Gözetleme deliğinden bakılır, kapının dışındakinin kim olduğu tespite çalışılırdı. Yüksek sesle “kim o?” diye sorulur, emniyet testleri yapıldıktan sonra kapı açılır, gelenin ismi yüksek sesle tekrar edilirdi ki içeridekiler kimin geldiğini anlasınlar. Devamını oku →

Çıkmayan Dövme Gibi İz Bırakan Olaylar

                                                                                                                                                                                                                                                                                   Fevzi Saçlı       Fevzi Saçlı                         

Erzincan askeri lisesinden mezun olduktan sonra direk olarak Ankara’daki kara Harp Okulu’na götürüleceğimi sanıyorduk. Fakat öyle değilmiş. Öncelikle İzmir’in Menteş bölgesinde bulunan bir kampa götürüp orada belirli bir süre kamp yapmamız sağlandıktan sonra Ankara’ya gidecekmişiz.

Bizden önceki mezunlardan genç teğmenler, Menteş’in iskelesinden bakıldığında yirmi metre derilnikteki deniz tabanındaki çakıl taşlarının bile görülebildiği pırıl pırıl denizinden kumundan ve yüzmeden bahsederken, inanın, bizler onları dinlerken bile zevkten dört köşe oluyorduk.

Ne demek iki ay böyle bir yerde kamp yapmak? Kimin eline geçer? Düşündükçe ayaklarımız yerden kesiliyordu adeta. Hareket günü geldi. Özel tren tahsis edilmiş, kendi sınıf subayımız Binbaşı Veli bey de kafile komutanımız olarak Erzincan istasyonundan hareket ettik. Kafile komutanımız Veli Bey subaylığının yanında ressamdı aynı zamanda. Böyle bir yeteneğim olmadığı için onu hep gıpta etmişimdir hiç belli etmesem de.

Devamını oku →

Anadolu Esnaf Teşkilâtının Pir’i: AHİ EVRAN

ali_alper_cetinAnadolu’yu aydınlatanlar-6…

Anadolu Esnaf Teşkilâtının Pir’i: AHİ EVRAN

Ali Alper Çetin

Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’da güçlü bir devlet, ileri bir medeniyet kuran Selçuklu Devleti, Moğol akınları yüzünden onüçüncü yüzyılın sonlarına doğru zayıflamaya başlamış, bu yıkıntıyı ayakta tutabilmek için, Anadolu’da yerleşen Oğuz Boyları, ayrı ayrı bölgelerde kümeleşmeye başlamışlardı. Nitekim, ondördüncü yüzyılın başlarında, Anadolu’daki Selçuklu hakimiyeti son bulduğu sırada, birçok Türk beylikleri ayrı ayrı devletler kurmuşlardı. Bu günlerde (Ahilik) adıyla, millî bir dayanışma birliği, Anadolu’da sosyal düzenin kurulmasına öncülük etmiş, hattâ bu birlik, Osmanlı Devletinin, güçlenmesine ve teşkilâtlanmasına yardımcı olmuştu.

Ahilik, köylere, kasabalara kadar yayılan, en küçük teşkilâtından en büyüğüne kadar, millî birlik ve beraberliği, karşılıklı saygı ve sevgiyi, sosyal dayanışma ve yardımı temel ilkeler sayan, el birliği, gönül birliği ve kardeşlik havası içinde, din ve ahlâk kurallarına sıkı sıkıya bağlı, köklü, sağlam, düzenli ve millî bir toplum kurmayı amaç bilen, sosyal ve ekonomik bir kuruluştu. Bu kuruluşa (fütüvvet) adı veriliyordu. Kendilerine has töreleri ve (zaviye) adıyla tanınan dernekleri vardı. Üyeleri daha çok meslek sahibi esnaftan kişilerdi. Küçük sanatların gelişip yayılmasında, sanat erbabının geleneksel kurallara göre yetiştirilmesinde, ekonomik hayatın düzenlenmesinde büyük faydaları görülüyordu.

Devamını oku →