Arslan Bulut

Barzani devletini kim kurdu?

Arslan Bulut Tayyip Erdoğan, nihayet, Irak'ın kuzeyindeki referandum tartışmaları hakkında konuştu ve "Irak'ın bölünmesine yönelik bir adıma siz tevc...

Ahmet B. Ercilasun

Bir daha Turan

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun Geçen haftaki yazımda "her Türk'ün şuur altında olan birleşme, birleşerek büyüme dileği"nden bahsetmiştim. Şuur altındak...

halil-atilgan

Sevgi Delisi: Halil Soyuer

Dr. Halil Atılgan O; Balıkesir'in Havran ilçesinde 1921 yılında dünyaya gelir. Adını Halil koyarlar. Daha anası Emine'yi emerken sevmeyi öğrenir. Din...

Mevlut Uluğtekin Yılmaz

Dr. Yaşar Kalafat ve Dr. Halil Atıl...

Mevlüt Uluğtekin Yılmaz Sevgili okuyucum; sizlere, Türk kültürünün iki büyük dehası olan, Dr. Yaşar Kalafat ve Dr. Halil Atılgan'dan söz edeceğim. Ön...

Editörün Seçtikleri

Akşemseddin-2

Fatih Sultan Mehmed’in hocası: AKŞEMSEDDİN

Anadolu’yu aydınlatanlar-14… Fatih Sultan Mehmed’in hocası: AKŞEMSEDDİN Ali Alper ÇETİN Fatih Sultan Mehmed, 53 gün süren geceli gündüzlü...

Barzani devletini kim kurdu?

Arslan BulutArslan Bulut

Tayyip Erdoğan, nihayet, Irak’ın kuzeyindeki referandum tartışmaları hakkında konuştu ve “Irak’ın bölünmesine yönelik bir adıma siz tevcih ederseniz, orada biz size ‘Buyurun devam edin’ demeyiz. Bunu kaç kere biz kendilerine söyledik, ikili görüşmelerimizde söyledik. Dara girdiğin zaman, zora girdiğin zaman kapımızı çalacaksın, her türlü desteği bizden alacaksın ama Irak’ın parçalanmasına gelince bildiğini okuyacaksın.” dedi.

***

Sorun da bu anlayıştan kaynaklanıyor ya! Bugün Kuzey Irak’ta “Irak Kürt Bölgesel Yönetimi” diye Türkiye tarafından tanınan, yarı bağımsız bir devlet varsa, bunu Türkiye sağlamıştır. Turgut Özal döneminde Türkiye’ye davet edilen Çekiç Güç‘ün görevi, işte bu devleti kurmaktı. Eşref Bitlis Paşa, bu projeye engel olduğu için öldürüldü! Sonra da kurulan devletin ordusuna eğitim veren, alt yapı yatırımlarını yapan Türkiye oldu!

Devamını oku →

Bir daha Turan

Ahmet B. ErcilasunProf. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Geçen haftaki yazımda “her Türk’ün şuur altında olan birleşme, birleşerek büyüme dileği”nden bahsetmiştim. Şuur altındaki arzular, dilekler, açıkça ifade edilme seviyesine gelmemiş olan arzu ve dileklerdir. Bunların şuur altındaki varlığı, bazı davranış ve sözlerle ortaya çıkar. Ahbaplık ettiğimiz sıradan insanların sık sık, geçmişteki büyüklüğümüzden bahsettiklerini, bugünkü hâlimize hayıflandıklarını duyarız. İşte bu özlem ve hayıflanmalar, büyüme isteğinin şuur üstüne çıkmamış ifadeleridir. Sınırlarımız dışında kalan kardeşlerimiz için sıradan insanlarımızın üzüldüklerini de sık sık görürüz. Bu üzüntüler de bir olma isteğinin şuura çıkmamış göstergesidir. Fikrî, siyasi ve askerî önderler, şuur altındaki bu dilekleri su yüzüne çıkarıp toplumun ülküsü hâline getirirler.

Devamını oku →

Sevgi Delisi: Halil Soyuer

halil-atilganDr. Halil Atılgan

O; Balıkesir’in Havran ilçesinde 1921 yılında dünyaya gelir. Adını Halil koyarlar. Daha anası Emine’yi emerken sevmeyi öğrenir. Dinlediği ninniler ise şiirle ilk tanışmasını sağlar.

Halil yaramaz ve de ellek bir çocuktur. O arsızlık yaptıkça anasının; “Sevgi selinde boğulasın” intizarına sevgi selinin ne olduğunu bilmediği hâlde keşke diyerek cevap verir. Bir gün anasına selin nasıl meydana geldiğini sorar. Kadıncağız bildiği kadarıyla: “Su buharlaşır. Sonra yağmur olup yere yağar. Yağmur suları derelere çaylara sonra da ırmaklara ulaşır. İşte sel budur. Önüne ne gelirse hırçın sular alır götürür onları taaa denize kadar” diye Halil’in sorusunu cevaplar.

Devamını oku →

Dr. Yaşar Kalafat ve Dr. Halil Atılgan…

Mevlut Uluğtekin YılmazMevlüt Uluğtekin Yılmaz

Sevgili okuyucum; sizlere, Türk kültürünün iki büyük dehası olan, Dr. Yaşar Kalafat ve Dr. Halil Atılgan‘dan söz edeceğim. Önce Dr. Yaşar Kalafat!

Dr. Yaşar Kalafat‘ın emeklerini değil bir gazete köşesi, en az bin sayfalık bir kitapla ancak anlatmak mümkün. Çünkü o, Türk milletinin ‘kimliği‘ olan kültürünün; bilicisi, bulucusu ve sunucusudur! Sayın Kalafat benim için, milletimizin kültür kahramanı evlatlarından birisidir. Onun Türk milletine yaptığı hizmetleri anlatmak gerçekten çok zor. Türk kültürünün bilinmeyenlerini bildiren, onu kitaplarla kayda geçiren ve topluma sunan bir yüce bilge! İnanın böylesi insanları tanıdıkça, milletim adına geleceğe daha bir güvenle bakıyorum. Onun belleğimde kalan bir sözünü de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Devamını oku →

Hatay Milli Mücadele Şehidi Çolak Mustafa

cemil_gökKürtdağ’ın Reco nahiyesinden Osman oğlu Çolak Mustafa ve kardeşi Abdo, [1] daha ilk günden itibaren Fransız işgaline karşı Hatay Kuvayı Milliye mücahidi olarak savaşa katılmıştı. Çolak Mustafa ve arkadaşları, 1930’da Kürtdağ’ın Kefer Sefri köyündeki Fransız işbirlikçisi Hüseyin Abdo Ağa’nın oğlu Halil’i yakaladılar. Çolak Mustafa ve arkadaşları tutsak aldıkları Halil ile birlikte, Kırıkhan’a bağlı İncirli Köyünün Perişan mezrasına geldiler. Burada, mahallen (Çolak Mustafa’dan dolayı) “Çolakdağ” denilen bölgede, kendilerini dört bir taraftan kuşatan Fransızlarla kuşluktan ikindiye (tahminen sabah saat 09.00’den 17.00’ye) kadar çarpıştılar ve cephaneleri bitince teslim oldular. Silah bırakıp telim olan Çolak Mustafa ve arkadaşlarına karşı Fransız askerleri tarafından yeniden ateş başlatıldı. Bu katliam ateşi sonucunda; Çolak Mustafa, kardeşi Abdo ve isimleri henüz tespit edilemeyen 15 arkadaşı şehit oldu.

Hatay Devlet Başkanı merhum Tayfur Sökmen’in Özel Kalem Müdürü Av. Hulki Öcal Hatay’ın“meşhur vatanseverlerinden” bahsederken, “O bölgenin namdar çetecisi olan Çolak Mustafa”yı belirtmekte ve Çolak Mustafa’ya atfen, “Bu çete başkanı bilahare Fransızlar tarafından çevrilerek arkadaşları ile birlikte şehit edilmiştir” demektedir.[2]  Çolak Mustafa’nın alıkoyduğu Halil ağa, bu kıyımdan canını kurtarmak için Fransız dostu ve köy ağası Hüseyin Abdo’nun oğlu olduğunu söyledi ise de onu da vurdular.

Devamını oku →

N. K. Zeybek ve Türk’ün inancı

Cazim GürbüzCazim Gürbüz

Namık Kemal Zeybek… Siyasal ve kültürel kimliği ile tanınan bir isim… Bu tanınma; yetersiz, yüzeysel bir tanınmadır ne yazık ki; bilinmeye, anlaşılmaya dönüşememiştir… Zarfa bakılmıştır yalnızca, içindeki merak edilip okunmamıştır.

Bana göre Namık Kemal Zeybek, sürekli bir okuma ve arayış susuzluğu, bilgilenme doyumsuzluğu; yazma, üretme, iletme coşkusu ve kitaplaştırma utkusudur.

Türk’e olan büyük aşkı, onu, Türk’ü en iyi tanıyanların en başında gelenlerinden eyledi. Türk’ün tarihine, coğrafyasına, inancına ve kültürüne doğru nice yollar ve yıllar kat etti.

Muradına erdi mi? Hem erdi, hem ermedi. Nehirler denizden murat alırlar mı? Alırlar ama doymazlar, erdikçe akmaya, koşmaya devam ederler. Bu Türklük aşkı da öyle bir şeydir işte.

Yerdeşim Zeybek, son kitabı “Türk’ün İnancını” yolladı (Doğan Kitap). Okudum. İlgi çekici, sürükleyici, düşündürücü ve bilgilendirici bir kitap… Etkisi ve artçıları çok sürecek bir çalışma.

Devamını oku →

Bir zamanlar model ülkeydik…

Kürşad ZorluDoç. Dr. Kürşad Zorlu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti içeriğindeki önemli noktalara rağmen çoğunlukla iç siyaset tartışmalarıyla irdelendi. Zira Türkiye’nin uzun zamandır dış politikasında Türk Dünyası belirleyici bir unsur değil. Hal böyleyken bu kaotik dönemde de meselenin boyutları alt sıralarda kalıyor.

Oysa Türkiye’nin son 2 yıllık diplomasi hamlelerine bakıldığında Kazakistan’ın çok önemli bir pozisyonda olduğu görülüyor. Nazarbayev’in arabuluculuğu ile Rusya uçak krizinin aşılması, Suriye’deki ateşkesin Astana süreci ile şekillenmesi, 15 Temmuz sonrasında ilk resmi ziyaretin Kazakistan Liderinden gelmesi kardeş ülkeyi öne çıkaran gündem maddeleriydi.

Bunlar tıpkı 1991 yılında bağımsızlığın elde edilişi ile önümüze çıkan imkanlara benziyor. O gün küresel gelişmelerin ve değişimin meydana getirdiği avantajlar vardı bugün ise yine küresel konumlanmaların ve kaos ortamının birleştirdiği ilişkilerden doğan fırsatlar…

Devamını oku →

Fatih Sultan Mehmed’in hocası: AKŞEMSEDDİN

Anadolu’yu aydınlatanlar-14…

Fatih Sultan Mehmed’in hocası: AKŞEMSEDDİN

Ali Alper Çetin-makaleAli Alper ÇETİN

Fatih Sultan Mehmed, 53 gün süren geceli gündüzlü kuşatmadan sonra, 29 Mayıs 1453 Salı günün sabahı, Topkapı- Edirnekapı arasındaki surlardan açılan gedikten İstanbul’a girerken yanıbaşında çok sevdiği, saydığı hocası Akşemseddin de vardı.

Akşemseddin, 1389 yılında Şam’da doğmuştur. Asıl adı Muhammed Şemseddin Bin Hamza, 15. Yüzyılın en büyük âlimlerinden biridir. Hacı Bayram Velî’nin müridi ve Fatih Sultan Mehmed’in mürşidi (hocalar)dir. İstanbul´un manevî fatihi olarak da anılır. Saçının ve sakalının ak olması ve beyaz elbiseler giymesinden dolayı “Akşeyh” veya “Akşemseddin” adlarıyla ünlenmiştir. Soyu, Hazret-i Ebu Bekir´e kadar ulaşır.

Akşemseddin, küçük yaşta Kurân-ı Kerim-i ezberledi. Yedi yaşında babası Şerafeddin-i Hamza Şâmî ile birlikte Anadolu’ya gelip, Amasya’nın Kavak nahiyesine yerleşmişti. (Bazı tarihçiler, Çorum-Osmancık’a yerleşmiş görüşünde)

Devamını oku →

Merhum H. Ahmet Çetin vefatının 7. Seneyi devriyesinde dualarla anıldı

 H. Ahmet Çetin (1927-18.09.2010)

H. Ahmet Çetin
(1927-18.09.2010)

     Çukobirlik eski Başkanı, merhum çiftçi Ahmet Çetin dualar ile anıldı…

      2010 yılında Hakkın rahmetine kavuşan, Çukurovalılar Derneğinin Onursal Başkanı Ali Alper Çetin’ in Babası, Çukobirlik Yönetim Kurulu Eski Başkanı, sevilen hayırsever çiftçi merhum Ahmet Çetin için, vefatının 7. yıl dönümünde; Ceyhan-Tatarlı Köyündeki evinde, 15 Eylül 2017 Cuma günü, Öğle namazını müteakip ruhuna Mevlid-i Şerif ve Kur’anı Kerim okutulmuş, ailesi ve sevenleri tarafından dualarla anılmıştır.

       Allah (c.c) kabul eylesin, kabri nur, mekânı Cennet olsun. Cenab-ı Hak’kın rahmeti H. Ahmet Çetin amcamızın üzerine olsun. Bin rahmet Ahmet amca!…

       Rabbimiz okunan Kur’anı Kerim ve Mevlid-i Şerifi, duaları dergahı izzetinde kabul eylesin Amin. H. Ahmet Amcamızın ailesine Allah sabrı cemi ihsan eylesin. Tüm geçmişlerimiz ruhu için El Fatiha.

Haber: Çukurova Lobisi

Büyük oyunu bozmak için ne yapmalı?

Arslan BulutArslan Bulut

The Independent gazetesinin Orta Doğu muhabiri Robert Fisk, “Batı inanmakta zorlanabilir ama Suriye savaşı bitiyor gibi görünüyor ve kazanan da Esad” dedi ve ekledi: “Hepimiz Donald Trump ile Kim Jong-un’un üçüncü dünya savaşını çıkarmasını beklerken, Orta Doğu’nun askeri haritasının önemli ölçüde ve kanlı bir biçimde değiştiğini fark etmedik…”

Haritanın değiştiğini kim fark etmedi acaba? İngiltere kamuoyu mu, dünya mı?

                ***

Orta Doğu’da Irak, Suriye ve Yemen’in iç haritası fiilen değiştirilmiş durumda. 25 Eylül’deki referandum yapılırsa, Irak haritasının hukuken de değiştirilmesi için önemli bir adım atılmış olacak.

Devamını oku →