Category: Ali Alper Çetin

Yazar, akademisyen, vatansever bir Türk kadını: HALİDE EDİP ADIVAR

Ali Alper ÇETİN

Kurtuluş Savaşımızın en sıkıntılı günlerinde sırtında bir asker kaputu (parkası) cepheden cepheye koşan, Sakarya ve Dumlupınar Meydan Savaşları’nda erlerimizle omuz omuza, onlara güç ve heyecan veren uyanık bir Türk kadını… O günlerde herkesin “Halide Onbaşı” diye adını saygıyla andığı bu kadın, tanınmış romancımız ve hikâyecimiz Halide Edip Adıvar.

İzmir’in düşman tarafından işgalinden birkaç gün sonra, İstanbul’un Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen bir mitingde kürsüye çıkmış, çarşafını sıyırarak arslanlar gibi kükremişti o gün. İyi bir hatip olan Halide Edip, Milli Mücadele döneminde yaptığı açık hava mitingleriyle önemli bir rol oynamıştır.  O konuştukça meydanı dolduran on binlerce insan selini coşturuyor, Milli Mücadele ruhu, dalga dalga şahlanıyordu. O günün hatıralarını Türk’ün Ateşle İmtihanı adlı eserinde Halide Edip şöyle anlatır:

Devamını oku →

ATATÜRK İçin Ne Dediler? – II (Dünya Liderlerinden)

Hazırlayan: Ali Alper ÇETİN

Bugün 19 Mayıs 2018. Atatürk’ü Anma günü. Gençlik Haftası da. Bu çalışmayı büyük Türk Milletinin gençlerinin istifadesine sunuyorum.

Samsun’dan başlattıkları kurtuluş mücadelesiyle, bizlere kutsal bir vatan emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve milli kahramanlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatıralarını şükran, minnet ve saygıyla anıyorum.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız Kutlu Olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!

                                                              **

(Dünya Lideri bu işte…)

Atatürk İçin Ne Dediler? ve Dünya Lideri Atatürk’ün, dünyanın dört bir tarafında İsminin verildiği yerler

Devamını oku →

14 Mayıs “Dünya Çiftçiler Günü” Kutlu Olsun

14 Mayıs, 1984 yılından beri her yıl ‘’Dünya Çiftçiler Günü’’ olarak kutlanıyor. Bu hatırlatma günü için 1946 yılında çiftçilerin haklarını savunmak, onların gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla örgütlenen “Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu”nun (IFAB) kuruluş günü seçilmiştir. Yani, Bu tarih bilindiği üzere Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’ nun (IFAP) kuruluş tarihidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çiftçiler için Ne dedi?

Ataturk_tarim_turkiye Devamını oku →

Âlim ve şâir bir devlet adamı: KADI BURHANEDDİN

Ali Alper ÇETİN

Kadı Burhaneddin, Oğuz Türkçesinin yanında Doğu Türkçesine de hâkimdir. Şiirlerinde, eski Anadolu Türkçesiyle birlikte Azeri ve Doğu Türkçesinin özellikleri de görülür. Ancak, o dönemde Osmanlı Türkçesi ve Azeri Türkçesi henüz kesin çizgilerle birbirlerinden ayrılmamıştır. Farsça tamlamalara çok az da olsa şiirlerinde yer vermiştir.

Şairin Türk halk şiirinde olduğu gibi cinaslı kafiyelere fazlaca yer verdiği tuyuğları da bulunmaktadır. Çoğu tasavvufi olan ve sade bir Türkçe ile yazılan bu tuyuğların bazıları ise cinassızdır. Kadı Burhaneddin’in yazdığı tuyuğlar ve yaptığı cinaslı kafiyeler, onun milli zevke bağlı olduğunu gösteriyor. Türk edebiyatında aruz veznini Türkçe’ye uygulayıp Divan şiirinin, Divan edebiyatı’nın ortaya çıkması sürecine öncülük eden büyük bir Anadolu şairi olarak anılması gerekmektedir.

Kadı Burhaneddin’in şiirlerinde, mücadelelerle geçen hayatından izler görmek mümkündür. Onun yaşadığı olayların etkisiyle kaleme aldığı şiirlerinde, gerçekçi olduğu kadar savaşçı, cesur ve haşin yapısı kendini gösteriyor.

Devamını oku →

Büyük Türk bilgini, ayaklı kütüphane: KÂTİP ÇELEBİ

Ali Alper ÇETİN

Tarihte “bilgi hazinesi” büyük insanlar vardır; eskiler bunlara “hezarfen” veya “ayaklı kütüphane” derler. Bunlardan bazıları bilgilerini ölümleriyle birlikte götürür, kısa sürede unutulurlar. Bazıları da düşünce ve bilgilerini ölümsüzler defterine yazdırırlar. İşte, onyedinci yüzyılın yetiştirdiği, tarih, coğrafya, idare, hukuk, maliye ve denizcilik konularında ünlü eserler yazan, büyük Türk bilgini Kâtip Çelebi de bu ölümsüz kişiler arasında seçkin bir yer alır.

Tarih, coğrafya, bibliyografya ile meşgul olmuş meşhur bir alimdir. İlme verdiği ehemmiyetten dolayı kendisine kalan iki mirasın büyük bir kısmını kitaba vermiştir. Kendisini tamamen ilme verdiği için Sultan 4. Murad Han’ın Bağdat seferine katılamamıştır. Bir taraftan kendisi öğrenirken diğer yandan birçok talebeye ders vermiş. Din âlimlerine olan aşırı sevgisi sebebiyle devamlı onlarla beraber olmaya çalışırmış. Astronomi ve teşrih (anatomi) bilmeyen kimsenin Hakk’ı tanımaktan aciz kalacağını belirtmiştir.

Kâtip Çelebi’ni asıl adı Mustafa’dır. Devrinde, Kâtip Çelebi yahut Hacı Halife diye tanındığı için asıl adı unutulmuş, sadece okuyup yazan, kendi hâlinde efendi bir insan anlamındaki “Kâtip Çelebi” takma adı yaşamıştır. Bazıları,  özellikle Batılılar onu  “Hacı Kalfa” adıyla tanır.

Devamını oku →

Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun!

Navruz BayramıOniki Hayvanlı (eski) Türk Takvimi’nin “Yılbaşı” günü olan ve “Yenigün” anlamına gelen NEVRUZ’un,

Ülkemize, Türk Dünyası’na ve İslam Alemi’ne “Barış ve Kardeşlik” getirmesini diler, size ve ailenize sağlıklı ve mutlu bir yıl temenni ederiz.

 

Ali Alper ÇETİN

Onursal Başkan

 

 

 NAVRUZ – ERGENEKON BAYRAMI Nedir?

Devamını oku →

Âşık Paşa’nın torunu, ülkücü bir aydın: ÂŞIK PAŞAZADE

Ali Alper ÇETİN

Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan, o günlerin hatıralarını yalın bir Türkçeyle yazdığı “Tevarih-i Âl-i Osman- Osmanoğulları Tarihi” adlı eseriyle bize sunan ünlü tarihçi Âşık Paşazade’nin bu eseri, bir halk destanı niteliğinde, Onbeşinci yüzyıl Anadolu Türkçesi ile yazılmış en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Osmanlı Tarihi’ni Türkçe ele alan ilk Osmanlı tarihçisidir. Osmanlı Devleti’nin bilinen ilk tarihçisi olan Âşık Paşazade; Türk tarihçiliğinin de önemli isimlerindendir.

Ondördüncü yüzyılın tanınmış Türkçeci, mistik şairi Âşık Paşa’nın soyundan geldiği için Âşık Paşazade diye anılır. Büyük dedesi olan Âşık Paşa ile sık sık karıştırılır. Âşık Paşazade, Âşık Paşa’nın torunudur. 1393 yılında, Amasya’ya bağlı Elvan Çelebi köyünde doğmuştur. Asıl adı Derviş Ahmet Âşıkî’dir.

Anadolu’da Türk birliğini temsil eden, Farsça ve Arapçaya karşı Türkçeyi savunan ve tasavvufî inançlarıyla Oğuz Boylarını çevresinde toplayan dedeleri gibi, Âşık Paşazade de bir süre Amasya’da baba ocağında uyarıcılık görevini yapmış, daha sonra Osmanlı padişahı İkinci Murad’ın ordusuna gönüllü olarak katılmış, askerin moralini güçlendirme görevini almıştır. Sultan İkinci Murad’ın Rumeli seferlerinin tümüne katılan ve savaşlarda çeşitli yararlıklar gösteren Âşık Paşazade bir derviş-gazi olarak padişahın sevgisini kazanmıştır. Devamını oku →

Millî Edebiyatın Öncüsü: MEHMET EMİN YURDAKUL

Ali Alper ÇETİN

1921 yılında, Türkiye bir ölüm-kalım savaşı içindedir. Milletin tek umudu Mustafa Kemal Atatürk’tür…

Anadolu’nun dişini tırnağına takıp Kurtuluş Savaşı’na “Ya istiklâl, ya ölüm!” parolasıyla katıldığı günler, Ankara’ya bir haber ulaştı. Bir yolunu bulup İstanbul’dan İnebolu’ya geçen şair Mehmet Emin Yurdakul, Atatürk’ün safında Milli Mücadele’ye katılmak üzere Ankara’ya geliyordu. Haber Atatürk’e ulaştırıldığı zaman, büyük Kurtarıcı’nın gözleri yaşardı. Mehmet Emin gibi yurt sevgisiyle dolu, şiirleriyle Türk milletine heyecan ve güç veren bir aydının, böyle sıkışık bir zamanda Ankara’da bulunması, millete ve orduya moral vermesi zorunluydu. Hemen İnebolu’ya şu telgrafı gönderdi:

“İnebolu’da Millî Şairimiz Mehmed Emin Beyefendi’ye;

Türk milletseverliğinin ilâhî müjdecisi olan şiirleriniz, bugünkü mücadelemizin kahramanlık ruhuna doğuş ufku olmuştur. Gelişinizden duyduğum memnunluğu ifade ile sizi milletimizin mübarek babası olarak selamlarım… Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal.”

Devamını oku →

Yunus’un izinde bir tekke şairi: KAYGUSUZ ABDAL

Ali Alper ÇETİN

Ondördüncü yüzyılın başlarında Yunus; coşan, köpüren bir aşk çağlayanıdır. Sebil sebil Anadolu’ya dökülür. Yunus’un sesi, renk olur gönülleri süsler, ışık olur düşünceleri aydınlatır.

Yunus, sevgi doruğunda burcu burcu kokan bir aşktır. Yunus bu dünya’dan göçer ama, gerçek aşkı onu, ölümsüzlük tahtında, yılların yüzyılların Yunus’u yapar.

Yunus ölür, bir başka Yunus dünyaya gelir. Öyle ki, ondördüncü yüzyılın sonlarında onbeşinci yüzyılın başlarında yaşadığı, bazı araştırmacılar göre (1341-1444) yıllarında yaşadığı söylenen Kaygusuz Abdal adlı bir şair, Anadolu’da, kendi kişiliği içinde bir başka Yunus olur, açar gönül kitabını okur da okur…

1341 yılında Alaiye’de (Alanya) doğmuştur. Asıl adı Alaeddin Gaybi’dir. Babası Alaiye Beyi Hüsameddin Mahmud’dur. Padişah II. Murat döneminde yaşadığı söylenir. İyi bir öğrenim görmüştür. Döneminde geçerli bütün ilimleri öğrenmiştir. Hacı Bektaşi Veli‘den sonra Bektaşîlik tarikâtının başına geçen Abdal Musa’ya bağlanarak tasavvuf yoluna girdi. Genç yaşta Abdal Musa’ya derviş olarak Kaygusuz adını almıştır.

Devamını oku →

Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi, Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi ve Ceyhan Mühendislik Fakültesi

Ali Alper ÇETİN

“Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz; gemiyi limana getirip getirmediğine bakar.”

Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi (CEİEB)

Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi; 17/10/2007 tarih ve 26673 sayılı Resmi Gazetede 2010/33 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuş, 1341 hektar büyüklüğündeki alan Ceyhan’da tanımlanmıştır. 04.01.2010 tarih ve 2010/33 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Bölgede bulunan taşınmazların “Acele kamulaştırma kararı” verilmiş, kararname ekinde de Bölgenin X ve Y koordinatları verilerek sınırları tanımlanmış, belirtilmiştir.

Onbir yıldır, on yılı aşkın bir süre önce kurulan Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi beklenen ilerlemeyi gösterememiştir. Kuruluşundan bu güne kadar, maalesef hala kamulaştırma çalışmalarının tamamlanamadığı bir bölge olarak durmakta. Yetkililerin yaptığı açıklamalar hep çalışmaların sürdüğü, en kısa zamanda bitirileceği yönünde. Oysa Bakanlar Kurulu kararı ekinde arazi koordinatları belirlenmiş, bölgenin fiziki alanı tanımlanmıştır ki kamulaştırma sorunun olmaması gerekiyor. Çünkü ilgili Kararname de “Acele kamulaştırma kararı” ile iş kolaylaştırılmıştır. Ayrıca bu kararname, bir Kanun hükmünde kararnamedir.

Devamını oku →