Category: Dr.Halil Atılgan

Dr. Halil Atılgan’ın “ Tarsuslu Âşık Nihali ” adlı yeni eseri çıktı

AŞIK NİHALİ Kapak

Devamını oku →

Dr. Halil Atılgan’ın “Hey On Beşli” isimli beklenen eseri çıktı

HEY ON BEŞLİ

Devamını oku →

Halil Atılgan: Rakka’dan Elmadağı’na Yürüyerek Geldik Yaya

Halil Atılgan-2Dr. Halil Atılgan

Kırıkkale’de, Keskin’de, Ankara’da İç Anadolu’da bir bozlak yankılanır:

Cerit Irakka’dan sökün edince
Açılsın Urum’a yolu Cerit’in
Silsüpüroğlu Fettah Beg de ölünce
Kırıldı kanadı kolu Cerit’in

Bir zamanlar Oyma Ağaç’ta kalalım
Toplansın aşiret sonun alalım
Konuşalım bir karara varalım
Esiyor serimde yolu Cerit’in

Yüz atlınız daim ileri gitsin
Sağına soluna çok dikkat etsin
Piliçka (rüşvet) vermeden menzile yetsin
Bozulmadan gitsin ili Cerit’in

diyerek inletir koyakları.

Devamını oku →

Sevgi Delisi: Halil Soyuer

halil-atilganDr. Halil Atılgan

O; Balıkesir’in Havran ilçesinde 1921 yılında dünyaya gelir. Adını Halil koyarlar. Daha anası Emine’yi emerken sevmeyi öğrenir. Dinlediği ninniler ise şiirle ilk tanışmasını sağlar.

Halil yaramaz ve de ellek bir çocuktur. O arsızlık yaptıkça anasının; “Sevgi selinde boğulasın” intizarına sevgi selinin ne olduğunu bilmediği hâlde keşke diyerek cevap verir. Bir gün anasına selin nasıl meydana geldiğini sorar. Kadıncağız bildiği kadarıyla: “Su buharlaşır. Sonra yağmur olup yere yağar. Yağmur suları derelere çaylara sonra da ırmaklara ulaşır. İşte sel budur. Önüne ne gelirse hırçın sular alır götürür onları taaa denize kadar” diye Halil’in sorusunu cevaplar.

Devamını oku →

Mühür Gözlüm ve Âşık Ali İzzet…

halil-atilganDr. Halil Atılgan

      Geçtiğimiz günlerde Hürriyet Gazetesinde bir haber yayımlandı. Haber: “Ünlü halk müziği sanatçısı Neşet Ertaş’a Mühür Gözlüm şarkısının söz yazarı Âşık Ali İzzet Özkan’ın mirasçılarından 69 bin liralık tazminat cezası. Mühür Gözlüm şarkısının izinsiz icra edildiği gerekçesiyle Kalan Müzik ve Neşet Ertaş’a açılan davada Yargıtay 69 bin liralık cezayı onadı” diyordu. Haber dikkatimi çekti. Gerçekten de “Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım kıskanırım” dizeleriyle başlayan sözler Âşık Ali İzzet’e mi aitti. Davayı varisler haklı olarak mı kazandı. Yoksa dava ehliyetsiz bilirkişilerin kurbanı mı oldu. Düşünmek gerek… Yoksa…

      İletişim araçlarının yaygın olmadığı dönemde sanatçılar sesini ancak radyo ve plâklarla Anadolu’ya duyuruyordu. Neşet Ertaş’ta plâklarla, Ankara radyosu vasıtasıyla Anadolu’ya sesini duyuran, mahalli sanatçı sıfatıyla radyoda programlar yapan bir Kırşehirli.  Tespitlerimize göre ilk türküsünü Şençalar plağa okumuş. Yıl 1957. Okuduğu türkü: Neden garip garip ötersin bülbül. Sonra Gitme Leyla’m gitme yolumuz uzak, Köprüden geçti gelin ve diğerleri. 1967’de ise Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım kıskanırım. Arkası: Yine bir hal oldu garip gönlüme. Cem Plâk vasıtasıyla halka ulaşan çalışmanın: A- Yüzü – 3611- 528A. Mühür Gözlüm.  Derleyen: Ali İzzet. B – Yüzü – 3611- 528B.  Yine bir hal oldu garip gönlüme: Söz ve Müzik: Neşet Ertaş. Mühür Gözlüm sözlerinin Âşık Ali İzzet adına kaydı yok. Sadece derleyen Âşık Ali İzzet. Sözler ise iki dörtlük. Aşağıdaki gibi kayıtlara geçmiş. Devamını oku →

Yetenek Sınavı mı – Yeterlilik Sınavı mı?

halil-atilganDr. Halil Atılgan

Ülkemizde müzik eğitimi yapan kurumlarda sistemleşmeyen yetenek sınavları geçmişten günümüze varlığını korumakta. Onun için de müzik eğitimi yapan kurumlar kendilerine göre yetenek sınavı ölçütleri hazırlıyor. Uygulamaya koyuyor.  Sınava girecek adaylara duyurarak, ölçütlere göre de sınavı yapıyor. Şimdi bahsettiğimiz müzik eğitimi yapan kurumlarda yetenek sınavları nasıl yapılıyor. Değerlendirme ölçütleri nelerdir onlara bir göz atalım.

1) Tek Ses İşitme:  Tek ses verilen alet piyanodur. (Şimdiye kadar piyanoyla tanışmayan adayın bu sınavı kazanma şansı hiç yoktur. Bunu başta söylemek gerekir.) Komisyondan bir üye piyano başındadır. Piyanodan basacağı tek ses aday tarafından doğru olarak “na” hecesiyle aynı frekansta verilmesi gerekir. Bu işlem birkaç kez uygulamaya konularak adayın tek sesi duyup duymadığı kontrol edilir.

Devamını oku →

Bahçemizin Gülü / Gönlümüzün Bülbülü KARACAOĞLAN

Dr. Halil AtılganDr. Halil Atılgan

     Çukurova bayramlığın giyerken

     Çıplağın üzerinden soyarken

     Şubat ayı kış yelini kovarken

     Cennet dense sana yakışır dağlar

      Yüzyıllardır Anadolu’yu dalga dalga saran bir ses, dillerden düşmeyen türkü, gözlerde şavkıyan ışık, gönüllerde kabaran bir heyecan. Dağlarda uğultu, ovaların sarı başaklarında, ak çiçek açan Çukurova pamuğunda bereket, halk şiiri denilince akla ilk gelen isimdir Karacaoğlan.

       Yaylalar onunla yüce, tarlalar onunla zengin. Karaca Kızın yavuklusu, Elif’in tutkulusu, görülmeyi görülmeyi daha da güzelleşen nice güzellere vurgun.  Ölünceye kadar gönlünün güzelini aramaktan yorgun. Genç kızların kalbinde titreşim, âşıkların tellerinde ibrişim, delikanlıların yüreğinde cesarettir Karacaoğlan. Çukurova’nın, Erzurum’un, Ardahan’ın, kısaca Anadolu’nun övünç kaynağı, Halk Edebiyatımızın en büyük ustasıdır Karacaoğlan.

Devamını oku →

Çukurova’da Karacaoğlan Çığırmak

Dr. Halil AtılganDr. Halil Atılgan

      Çukurova’yı; Mersin-İskenderun sahil şeridinden, Güneydoğu Toroslar’ın eteklerine kadar uzanan mümbit topraklarla, bu toprakları takip ederek, kuzeyden bir yarım daire çizip, Taşeli Yaylası’ndan Amanos’lara kadar uzanan sıradağlar topluluğunun meydana getirdiği yerleşim birimleri olarak kabul edip yöredeki “Karacaoğlan Çığırmak” tabirini de bu coğrafya içerisinde değerlendirmek gerekir. Zira Çukurova’nın geleneksel müzik yapısı incelendiğinde dağıyla, ovasıyla bir bütünlük arz ettiği görülecektir.

       Bu açıklamadan sonra     : Çığırmak sözcüğünün anlamına bakalım.

      Çığırmak                    : Bağırmak, haykırmak. ( TDK – Tarama Sözlüğü )

       Çığırmak               : Çağırmak, ses vermek, davet etmek, türkü söylemek, bir kimse hakkında iyi konuşmak, çığlık koparmak. (TDK – Derleme Sözlüğü)

Devamını oku →

Azerbaycan’da Hambeles yemek

halil-atilganDr. Halil Atılgan

Hambeles: Literatürdeki mersin meyvesinin Adana, Hatay ve Tarsus’taki adıdır. Yabanisine “murt”denir. Genelde rengi siyahtır. Beyaz olanlara rastlansa da siyah renktekiler çoğunluktadır. Dalları budandığında ağaç olma özelliğine sahiptir. Yaprağını dökmeyen bodur maki türlerindendir. Aşılandığı zaman hambeles olur. Akdeniz ikliminde yetişir. Kıyı şeridinin en popüler maki türüdür. Yaprakları zeytininkine benzer. Rengi yeşildir. Meyvesi zeytin ve alıç büyüklüğündedir. Ekim, Kasım ve Aralık aylarında yetişir. Çiçekçiler dallarını aksesuar olarak kullanır. Adana Karaisalı, Tarsus, Mersin merkezde, Silifke’de, Antakya ve Antalya’da çok yetişir. Karaisalı’da daha çok yetiştiği için, Çukurova’da Karaisalıların lakabı “Murtçu”dur. Onun için Karaisalı folkloruyla ilgili yazdığım kitabın adı da “Murtçu Folkloru” dur.

Hambeles meyvesi

Hambeles meyvesi

Karaisalı’da “murt” kutsaldır. Yaprakları güzel koktuğu için, cenaze murt dallarıyla yıkanır. Mezarın ayak ve başucuna murt dalları dikilir. Yaprakları kurutulur.  Mide ağrıları için kaynatılarak içilir.

1950’li yıllar ülkenin yoklukla mücadele ettiği dönemlerdi. Biz köyün en fakir ailesiydik. Sofrada bir tahta kaşıkla beş nüfus çorba içerdi. Peştamallarla “murt” toplamaya gidilir, toplanan“murt”lar günlerce yenirdi. Çerçiler ununan, bulgurunan, setiğinin “murt” satarlardı. Çerçi “murt” verir, karşılığına da un, bulgur ve setik alırdı. “Ununan bulgurunan, setiğinen murt geldi murt” diyerek ünler, geldiğini duyururdu. Köylüler çerçinin başına toplanır, varlıklı olanlar alır, alamayanlar da alanlara bakardı. Ben alamayanlardandım.

 

Devamını oku →

Dr. Halil Atılgan TRT Türkü’de ” Türkü Deryasında Bir Damla” Programına Başladı

RTRT Türkü Halil AtılganÇukurova Lobisi Dergimizin Yayın Koordinatörü Dr. Halil Atılgan TRT Türkü ” Türkü Deryasında Bir Damla” Programı;

Her Cuma günü: Saat 10.00-11.00 arasında olup, Türkü sevenlerin zevkle dinleyeceği Akademik bir programdır.

Dr. Halil Atılgan hocamızı kutluyor, başarılar diliyoruz.