Category: Prof.Dr. Mehmet Demir

Tıbbî Uygulama Hatalarından Sorumluluk

   Prof. Dr. Mehmet Demir

   A.Ü Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

I. Genel Olarak

Tıbbȋ eylem, müdahale ve girişimler (faaliyet), sağlık ve tıp hizmetleri alanında gerek bireysel hastalıkların tedavisinde gerekse toplum (halk, çevre) sağlığının korunmasında önemli bir tutmaktadır. Bu bakımdan, her türden tıbbi uygulamalarda, en başta klinik süreçler olmak üzere, etik, sosyal ve hukuksal yönleri kapsayan çok disiplinli ve karmaşık olgular ortaya çıkabilmektedir.

Sorumluluk hukuku alanında, tıbbȋ sorumluluk hukukunun ayrı ve kendine özgü bir yeri bulunmaktadır. Zira, tıbbȋ tedavi amaçlarıyla gerçekleştirilen eylem ve etkinliklerin sergilendiği klinik tedavi süreçlerinde, bir yandan hastanın bireysel bünyesine bağlı farklı kişisel yapı ve özelliklere; diğer yandan, tıp (hekimlik) mesleğinin doğasından kaynaklanan atipik olgulara bağlı olarak hukuken çözümü ciddi güçlükler gösteren bir takım sorumluluk hukuku sorunlarıyla karşılaşılmaktadır. Bu türden hukuksal sorunlara çözümler bulunmaya çalışılırken, genel anlamda tıp hukuku terminolojisine özel anlamda ise tıbbi sorumluluk hukukunun temelini oluşturan özgün kurumsal çerçeveye ve kavramsal içeriğe uygun bir yaklaşım tarzı benimsenmelidir. Aksi takdirde, güncel tıp hukukunu ve özellikle de tıbbi sorumluluğu ilgilendiren sorumluluk hukuku sorunlarına getirilmek istenen çözümler sağlam, tutarlı ve dengeli olmaktan uzaklaşmış olacak; sonuçta ise, zayıf, çelişik ve orantısız olmaktan kurtulamayacaktır. Devamını oku →

Evlilik Hukukundaki Yasal Mal Rejimine Genel Bir Bakış

Prof.Dr. Mehmet Demir   

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Bilindiği gibi, mal rejimleri hukuku, evlilik birliği içerisinde eşlerin malvarlığı değerlerini konu alan finansal (malî) ve hukuksal ilişkileri düzenleyen kurallar bütününden ibarettir. Söz konusu bu alan, 01.01.2002 tarihinden bu yana uygulanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK.)’nun ikinci kitabı olan: Aile Hukuku’nun evlilik hukuku ile ilgili kısmının; Eşler Arasındaki Mal Rejimi alt başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır. Yasa koyucu, mal rejimleri ile ilgili olarak koyduğu yasal kurallar (TMK. MD. 202 – 281) çerçevesinde, evlilik birliğinin kurulmasından önceki aşamada ve devam ettiği süre boyunca her bir eşin edindiği tüm malvarlığı unsurları üzerinde kendilerine tanınan hak, yetki ve yükümlülükleri belirlemektedir.

Türk hukukunda mal rejimleri, yasal ve seçimlik mal rejimleri olmak üzere iki temel mal rejimi türüne dayanmaktadır. Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi iken; seçimlik mal rejimleri ise, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığıdır. Ayrıca, bu sayılanlar dışında, yasa koyucu tarafından olağanüstü mal rejimi adı altında istisnaî bir mal rejimi türü daha düzenlenmiştir. Bu türden bir olağanüstü mal rejimi ise, hâkim tarafından haklı bir nedenin olduğu durumlarda eşlerden birinin istemi üzerine eşler arasında geçerli mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesi kararının verilmesi suretiyle gündeme gelmektedir. Yasada, haklı neden sayılabilecek örnek olgular arasında ise, diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının hacizli olması; diğer eşin, istemde bulunan eşin veya ortaklığın menfaatini tehlikeye düşürmesi; diğer eşin, ortaklık mallarında tasarruf işlemi yapabilmesi için gereken rızasını haklı bir neden olmadan esirgemesi; diğer eşin istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması; diğer eşin sürekli ayırt etme gücünden yoksun kalması gibi durumlar gösterilmiştir. (TMK. m.206-212) Devamını oku →