Category: Editörün Seçtikleri

Çukurova’nın en büyük ozanlarından “Âşık Dertli Kâzım”  yaşamını yitirdi

Çukurova’nın Yumurtalık Gölovası köyünde yaşamını sürdüren Âşık Dertli Kâzım hayatını kaybetti Türk edebiyatına ölümsüz eserler bırakan Halk Ozanı Âşık Dertli Kâzım, 9 Kasım 2018 günü Cuma namazına müteakip Gölovası köyünde son yolculuğuna uğurlandı.

Devamını oku →

Dr. Halil Atılgan “Acem Kızı ve Tenecioğlu Âşık Hüseyin” isimli son eseriyle Halk Müziğimizde tabuları yıktı…

Devamını oku →

Anadolu’nun sesi: KARACAOĞLAN

Ali Alper ÇETİN

Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş… Tüm Anadolu, Karacaoğlan olmuş, ondan seslenmiş. Al-yeşil giysili güzelleri, boz-bulanık yaylaları, umutlu-umutsuz aşkı onun türkülerinde dile gelmiş.

Halkbilimci Dr. Halil Atılgan Karacaoğlan’ı şöyle dile getiriyor:

“Yüzyıllardır Anadolu’yu dalga dalga saran bir ses, dillerden düşmeyen türkü, gözlerde şavkıyan ışık, gönüllerde kabaran bir heyecan. Dağlarda uğultu, ovaların sarı başaklarında ak çiçek açan Çukurova pamuğunda bereket, halk şiiri denilince akla ilk gelen isimdir Karacaoğlan.”

“Yaylalar onunla yüce, tarlalar onunla zengin. Karaca Kızın yavuklusu, Elif’in tutkulusu, görülmeyi görülmeyi daha da güzelleşen nice güzellere vurgun.  Ölünceye kadar gönlünün güzelini aramaktan yorgun. Genç kızların kalbinde titreşim, âşıkların tellerinde ibrişim, delikanlıların yüreğinde cesarettir Karacaoğlan. Çukurova’nın, Erzurum’un, Ardahan’ın, kısaca Anadolu’nun övünç kaynağı, Halk Edebiyatımızın en büyük ustasıdır Karacaoğlan.”

Devamını oku →

“Mutluluğu Sosyal Medya Yerine Kendimizde Arayalım”

Birgül Kapaklıkaya Eryörük

Devamını oku →

Tanınmış gezgin ve gözlemci: EVLİYA ÇELEBİ

Ali Alper ÇETİN

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve az olduğu çağda, Anadolu’yla birlikte tüm Ortadoğu’yu, Kırım’ı ve Kafkas memleketlerini, Hazar kıyılarına kadar İran’ı, Sudan ve Kuzey Habeşistan dahil Arap çöllerini, Rumeli’den başlayarak Arnavutluk’u, Romanya, Macaristan’dan Viyana’ya kadar Doğu ve Orta Avrupa’yı karış karış gezerse, yalnız gezip görmekle yetinmeyerek, görüp işittiklerini günü gününe yazarsa, bu kişi ancak Evliya Çelebi olur. On ciltlik (Seyahatnâmesi) de, seyahat edebiyatının zevkle okunan bir şaheseri olarak tanınır.

Evliya Çelebi, seyyah olmasaydı şairdi, müzisyendi, sanatçıydı. Bu yetenekleriyle de adı tarihe geçebilirdi. Ama büyük eseri “Seyahatnâme” onu milletlerarası bir üne kavuşturmuş eseri dünyanın çeşitli dillerine çevrilerek okunmuştur.

Bir gezgindir, kendi deyimiyle seyyâh-ı âlemdir Evliya Çelebi…

Devamını oku →

Çengel Gecelerinde Bodrum Hâkimi ve Yaşanan Güzellikler (III)

Dr. Halil Atılgan

“Çengel Gecelerinde Bodrum Hâkimi” adlı makalem Folklor Edebiyat dergisinde yayımlandıktan takriben bir hafta sonra ( Folklor Edebiyat C. 5, s. 18 Ankara -1999) Milliyet gazetesi yazarı Hasan Pulur, yazıyı köşesinde dile getirmiş. Sonunda derginin telefonunu, adresini de vermiş. 9 Temmuz 1999 tarihli Milliyet gazetesini alanlar sabahın erken saatinde beni aradılar. İlk arayan Bekir Salim’di. Bekir Salim şiirle, edebiyatla uğraşan bir asker emeklisi. Hasan Pulur’un köşesinde Bodrum Hâkimine yer verdiğini söylüyor, memnuniyetini de dile getiriyordu. Ben, Bekir Salim’in telefonundan sonra yazıdan haberdar oldum. Hemen bir Milliyet gazetesi aldım. Üstat, Folklor Edebiyat dergisinde yazıyı okuduktan sonra, köşesini Bodrum Hâkimine ayırmış. Yazıyı okudum. Hoşuma gitti.

Devamını oku →

Çengel Gecelerinde Bodrum Hâkimi (II)

Dr. Halil Atılgan

Bodrum; üç tarafı denizle çevrili, karadan Milas, Yatağan ve Ula ilçe sınırlarına komşu, tabii güzellikleriyle, deniziyle milletlerarası üne sahip turistik bir yöremizdir. Eski adı Halikarnas olan Bodrum’un il merkezine uzaklığı 90km Muğla’nın diğer ilçelerine göre zengin ve de farklı bir halk müziği yapısına sahiptir. Aydın, Denizli, Burdur illerinin, Acıpayam ve Fethiye ilçesinin halk müziği özelliklerinden etkilenmiştir. İlçe merkezi olarak zengin bir repertuara sahip olan Bodrum’un türkü karakterinde zeybek tavrının ve üslûbunun hâkim olduğu görülür. Araştırmalarımız esnasında kaynak kişilerin genelde bütün ezgilere ve bölge oyunlarına zeybek demesi de bu Hâkimiyetin bir ifadesidir. Ayrıca; Evlerinin Önü adlı ezgiye Dirmil Havası demeleri de komşularından oldukça etkilendiğinin bir kanıtıdır. Ancak; çevreden her ne kadar etkilenmiş olsa da, türküsüne Dirmil Havası dese de Burdur, Dirmil ve Fethiye’deki Teke Zotlamalarından hiç etkilenmediği bir gerçektir. Devamını oku →

Eserleriyle bir ülkeyi süsleyen deha: MİMAR SİNAN

Ali Alper ÇETİN

(Bir Medeniyetin Mimarı)

Ölümsüz eserleri, sanatları ve sözleriyle Anadolu’yu aydınlatanlar, Anadolu’ya Türklüğün değişmez damgasını vurarak, onu ebediyyen Türk vatanı yapanlar arasında eşsiz mimar Koca Sinan’ı onaltıncı yüzyıl için örnek göstereceğiz.

İstanbul’daki Şehzade Camii’nden Edirne’deki Selimiye’ye kadar gökyüzünü kubbe kubbe yere indiren, sonra da yayından fırlamış bir ok gibi minare minare gökyüzüne ağan medreseler, kitaplıklar, imaretler, hastahaneler, türbeler, sebiller, köprülerle, bir baştan öte başa yalnız Anadolu’yu değil, Anadolu’dan da taşarak tüm Osmanlı ülkesini mimarî eserlerle süsleyen bir Koca Sinan yaşamıştı. Anadolu’da eli değmişti bu toprağın harcına, kayalarına…

Gün ışıdıkça karlı tepeleri pırıl pırıl yanan Erciyes dağlarının gölgesindeki Kayseri şehrine bağlı Ağırnas Köyünde 1490 yılında doğmuştu. Gözleri Erciyes’in kubbeleşen yüksek tepelerinde, gönlü onun da üstündeydi. Yirmi yaşına kadar, köyünde öteki taşçı ustaları gibi o da taşları yonttu, üstüste koydu, evler yaptı, su yolları açtı…

Devamını oku →

Çengel Gecelerinde Bodrum Hâkimi (I)

Dr. Halil Atılgan

Yıl 1965, Düziçi İlköğretmen Okulundan yeni mezun olmuş çiçeği burnunda bir öğretmendim. İlk atamam Kastamonu’nun Azdavay ilçesinin Çengel köyüne çıktı. 27 Temmuz’da 1965 tarihinde göreve başladım.

Çengel Adana’ya oldukça uzaktı. İklimi ayrı, gelenekleri ayrı. Biri Akdeniz, öbürü Karadeniz. Yaşayış da çok farklı. Yollar sarp köy hayli uzaktı. İşte Bodrum Hâkimi’yle de Çengel köyünde ilkokul öğretmenliği yaptığım sırada tanıştım.

Çengel; Batı Karadeniz Dağları üzerinde bir orman içi köyü. Sahilden Cide’ye (Karadenize) uzaklığı 70–80 kilometre. Bu kadar yakın olmasına rağmen İstanbul’a gitmeyenler denizi hâlâ görmemiş.

Devamını oku →

Türk gençliğine kurulan büyük tuzak

Batuhan Çolak

Gün geçmiyor ki, yeni bir akım, yeni bir saçmalık, yeni bir rezillikle karşılaşmayalım.

90 nesli bile orta yaşa girmek üzereyken, 2000’liler sosyal medyanın tozunu attırıyor.

Ancak yeni nesilde o denli kopukluklar, o denli gerçek hayattan uzaklaşmalar var ki, sosyal hayatta, günlük yaşamda bunu net bir şekilde görebiliyoruz.

Fiziki evren kopmuş, adeta sosyal medya için yaşayan, telefonu eline yapışmış, soru sorulduğunda boş gözlerle bakan gençler her yanımızı sarmaya başladı.

Sorumluluk bilinci yok, millî ve manevi yönleri yok, aile bilinci yok, gelecek kaygısı yok… Toplumsal olarak mankurtlaşmaya giderken, kitle iletişim araçları da bu duruma çanak tutuyor.

Devamını oku →