Finlandiya, nasıl oldu da eğitim konusunda tüm dünyaya örnek oldu?

1920’li yıllarda Finlandiya halkı asfaltla yeni tanıştı. BBC’ye göre Latin Amerika ülkesi Brezilya’daki halk asfalt ile 10 yıl önce tanışmıştı bile. Finlandiya’daki ilk asfalttan yapılmış otoban ise 1963’te açıldı. Günümüzde Brezilya, eğitim koşulları açısından en adaletsiz ülkelerden birisi. Asfalt ile yaklaşık 60 yıl önce tanışan Finlandiya ise eğitim konusunda en saygın ülke konumunda.

Devamını oku →

“Andımız”ı kaldırmak kimin projesi?

Arslan Bulut

Türk’üm, doğruyum”dan Kürtler mi rahatsız? Bence ABD’nin kara ordusu durumundaki bölücü örgütlere teslim olmamış Kürtlerin Türklükle hiçbir sorunu yoktur! Aksine, Kürtlerin kaderi Türklerle birlikte yazılmıştır. Türk’ün olduğu yerde Kürt de vardır. Türk varsa, orada Kürt de vardır. Türk yoksa Kürt de yoktur.

“Türküm, doğruyum”dan ise “Türk tarihinin hakkından gelmek lâzım” diyen Karen Fogg‘un şahsında Avrupa ve ABD rahatsızdır. Fakat bu rahatsızlık sadece bir söylem değil, ciddi bir projenin yansımasıdır.

The Wall Street Journal gazetesinin 28 Kasım 2006 tarihli sayısında Hugh Pope, Türkiye’de Türklük oranının yüzde 10 olduğunu iddia etti ve yazısını Boğaziçi Üniversitesi’nin yaptırdığı bir araştırmaya dayandırdı. Türkiye medyasından da bu fikre destek verenler oldu.

Devamını oku →

Hocaları Hocası Necdet Özkaya, Vefatının Sene-i Devriyesinde Kabri Başında Anıldı

Devamını oku →

Andımız çok önemlidir çünkü…

Sadi Somuncuoğlu

Öğrenci andı tartışmaları devam ediyor. KRT’nin “3 Gen” programında konu tartışıldı ve çok önemli tespitler yapıldı. 3 Gen, takip edenler bilecektir, ekonomi ağırlıklı ve bilgilendirici, çok önemli bir program. Takip edilmesinde yarar var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle andımız üzerinde duruldu. Özetle denildi ki; Türk, kadim bir milletin adıdır. Hepimiz Türk’üz. Türk’üm, Türkiye demek ayıp değildir. Aksine iftihar edilecek bir şeydir. Ermeniler ve diğerleri Türk Milletine teşekkür etmeli. Zira bugünlere kadar yaşamaları bu sayede olmuştur. Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı bilmem nesi diye başlayan konuşmalar yapılıyor. Bunu da en fazla da yöneticilerimiz yapıyor. Andımızın kaldırılması 2013’te çözüm sürecinde gündeme gelmişti. Bunlar bölünmeye yol açar. Başka ülkelerde, meselâ Amerika’da böyle bir şey var mı? Amerikan başkanlarının İtalya’nın, Fransız’ın, Alman’ın… diye konuştuğunu duyan var mı?”  Mümkün değil. Üstelik, orada 72,5 millet var. Kendilerine Amerikan milleti demişler, bu şuuru güçlendirmeye çalışıyorlar…

Devamını oku →

Tarımsal üretim azalıyor

Ali Ekber Yıldırım

Tarımsal üretim azalıyor

Devamını oku →

Bu milletin adı nedir?

Doç. Dr. Kürşad Zorlu

Andımız üzerinden yürütülen tartışmanın, Türklük, Türkçülük ve hatta Türk kavramının içeriğine kadar ulaştığı görülüyor. Siyasilerin meseleye yaklaşımları bir tarafa, özellikle sosyal medya üzerinden devam eden söylemler hepimizi ciddi bir tehlikeyle yüzleştiriyor. Bu tehlikenin farklı bir yansıması 2013-2015 arasında gözlemlediğimiz “çözüm sürecinde” gün yüzüne çıkmıştı.

O tarihlerde de Türk kavramı, Türk Milleti ifadesi ve Anayasa’nın 66.maddesinde yer alan Vatandaşlık tanımı tartışmaların odağında kalmıştı. Buna ek olarak “Türkiyeli” olmak, “Türkiye vatandaşlığı” gibi çıkışlar kimi çevrelerce “çözümün” bir parçası olarak sunulmak istenmişti.

Devamını oku →

Siz Anayasayı tanımıyor musunuz?

Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun

Anayasanın 66. maddesinde “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” denildiğini bilmiyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel kanunu olan Anayasanın bu maddesine göre bütün etnik unsurların Türk kabul edildiğinin farkında değil misiniz?

Ne diye hâlâ Türk, Kürt, Çerkez, Abaza… deyip duruyorsunuz? Anayasanın, tekrar ediyorum ANAYASA’nın bu maddesine göre bütün vatandaşların adı Türk’tür; onları ne diye Türk, Kürt, Çerkez, Abaza… diye ayırıyorsunuz? Sonra da, bütün etnik unsurları, anayasanın bu maddesine dayanarak Türk kabul edenleri ayrımcılık yapmakla suçluyorsunuz?

Devamını oku →

Anadolu’nun sesi: KARACAOĞLAN

Ali Alper ÇETİN

Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş… Tüm Anadolu, Karacaoğlan olmuş, ondan seslenmiş. Al-yeşil giysili güzelleri, boz-bulanık yaylaları, umutlu-umutsuz aşkı onun türkülerinde dile gelmiş.

Halkbilimci Dr. Halil Atılgan Karacaoğlan’ı şöyle dile getiriyor:

“Yüzyıllardır Anadolu’yu dalga dalga saran bir ses, dillerden düşmeyen türkü, gözlerde şavkıyan ışık, gönüllerde kabaran bir heyecan. Dağlarda uğultu, ovaların sarı başaklarında ak çiçek açan Çukurova pamuğunda bereket, halk şiiri denilince akla ilk gelen isimdir Karacaoğlan.”

“Yaylalar onunla yüce, tarlalar onunla zengin. Karaca Kızın yavuklusu, Elif’in tutkulusu, görülmeyi görülmeyi daha da güzelleşen nice güzellere vurgun.  Ölünceye kadar gönlünün güzelini aramaktan yorgun. Genç kızların kalbinde titreşim, âşıkların tellerinde ibrişim, delikanlıların yüreğinde cesarettir Karacaoğlan. Çukurova’nın, Erzurum’un, Ardahan’ın, kısaca Anadolu’nun övünç kaynağı, Halk Edebiyatımızın en büyük ustasıdır Karacaoğlan.”

Devamını oku →

Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

CumhuriyetCumhuriyet’in kuruluşunun 95. yıl dönümü vesilesiyle, bizlere Cumhuriyetimizi armağan eden başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet, şükran ve rahmetle anıyor, Cumhuriyet Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Yönetim Kurulu

Cumhuriyet

Mevlüt Uluğtekin Yılmaz

Sevgili Okuyucum,

17 yaşındaki torunum Yağmur Ozan ÖZBEN, okulunun haricinde kendi değimiyle “Ulusunu bilinçlendirmek.” için birçok yazı yazıyor. Bunlardan biri de 29 Ekim Cumhuriyet bayramımız ile ilgili oldu. Buyurun hep beraber bir Türk gencinin kaleminden çıkan o güzel satırları okuyalım…

Başta Atatürk’ümüz olmak üzere, devlet büyüklerimiz 28 Ekim 1923 tarihinde Çankaya köşkünde akşam yemeğindeydi. Atatürk‘ün eşi Latife Hanım da toplantıya katılmıştı. Latife Hanım’ın heyecanı o kadar büyüktü ki yemeklerin o günün şanına yakışır olması için kaç kez mutfağa gidip geldiğini bile bilmiyordu. Heyecanının sebebi o yemekte konuşulacak konu hakkında bilgi sahibi olmasıydı.

Devamını oku →