Tag: Ali Alper Çetin

Anadolu’nun sesi: KARACAOĞLAN

Ali Alper ÇETİN

Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş… Tüm Anadolu, Karacaoğlan olmuş, ondan seslenmiş. Al-yeşil giysili güzelleri, boz-bulanık yaylaları, umutlu-umutsuz aşkı onun türkülerinde dile gelmiş.

Halkbilimci Dr. Halil Atılgan Karacaoğlan’ı şöyle dile getiriyor:

“Yüzyıllardır Anadolu’yu dalga dalga saran bir ses, dillerden düşmeyen türkü, gözlerde şavkıyan ışık, gönüllerde kabaran bir heyecan. Dağlarda uğultu, ovaların sarı başaklarında ak çiçek açan Çukurova pamuğunda bereket, halk şiiri denilince akla ilk gelen isimdir Karacaoğlan.”

“Yaylalar onunla yüce, tarlalar onunla zengin. Karaca Kızın yavuklusu, Elif’in tutkulusu, görülmeyi görülmeyi daha da güzelleşen nice güzellere vurgun.  Ölünceye kadar gönlünün güzelini aramaktan yorgun. Genç kızların kalbinde titreşim, âşıkların tellerinde ibrişim, delikanlıların yüreğinde cesarettir Karacaoğlan. Çukurova’nın, Erzurum’un, Ardahan’ın, kısaca Anadolu’nun övünç kaynağı, Halk Edebiyatımızın en büyük ustasıdır Karacaoğlan.”

Devamını oku →

Tanınmış gezgin ve gözlemci: EVLİYA ÇELEBİ

Ali Alper ÇETİN

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve az olduğu çağda, Anadolu’yla birlikte tüm Ortadoğu’yu, Kırım’ı ve Kafkas memleketlerini, Hazar kıyılarına kadar İran’ı, Sudan ve Kuzey Habeşistan dahil Arap çöllerini, Rumeli’den başlayarak Arnavutluk’u, Romanya, Macaristan’dan Viyana’ya kadar Doğu ve Orta Avrupa’yı karış karış gezerse, yalnız gezip görmekle yetinmeyerek, görüp işittiklerini günü gününe yazarsa, bu kişi ancak Evliya Çelebi olur. On ciltlik (Seyahatnâmesi) de, seyahat edebiyatının zevkle okunan bir şaheseri olarak tanınır.

Evliya Çelebi, seyyah olmasaydı şairdi, müzisyendi, sanatçıydı. Bu yetenekleriyle de adı tarihe geçebilirdi. Ama büyük eseri “Seyahatnâme” onu milletlerarası bir üne kavuşturmuş eseri dünyanın çeşitli dillerine çevrilerek okunmuştur.

Bir gezgindir, kendi deyimiyle seyyâh-ı âlemdir Evliya Çelebi…

Devamını oku →

Eserleriyle bir ülkeyi süsleyen deha: MİMAR SİNAN

Ali Alper ÇETİN

(Bir Medeniyetin Mimarı)

Ölümsüz eserleri, sanatları ve sözleriyle Anadolu’yu aydınlatanlar, Anadolu’ya Türklüğün değişmez damgasını vurarak, onu ebediyyen Türk vatanı yapanlar arasında eşsiz mimar Koca Sinan’ı onaltıncı yüzyıl için örnek göstereceğiz.

İstanbul’daki Şehzade Camii’nden Edirne’deki Selimiye’ye kadar gökyüzünü kubbe kubbe yere indiren, sonra da yayından fırlamış bir ok gibi minare minare gökyüzüne ağan medreseler, kitaplıklar, imaretler, hastahaneler, türbeler, sebiller, köprülerle, bir baştan öte başa yalnız Anadolu’yu değil, Anadolu’dan da taşarak tüm Osmanlı ülkesini mimarî eserlerle süsleyen bir Koca Sinan yaşamıştı. Anadolu’da eli değmişti bu toprağın harcına, kayalarına…

Gün ışıdıkça karlı tepeleri pırıl pırıl yanan Erciyes dağlarının gölgesindeki Kayseri şehrine bağlı Ağırnas Köyünde 1490 yılında doğmuştu. Gözleri Erciyes’in kubbeleşen yüksek tepelerinde, gönlü onun da üstündeydi. Yirmi yaşına kadar, köyünde öteki taşçı ustaları gibi o da taşları yonttu, üstüste koydu, evler yaptı, su yolları açtı…

Devamını oku →

Sanayi yatırımları yurt dışına kaçıyor. Kanal İstanbul soruları ise hala cevapsız!

Ali Alper Çetin

Kalkınmadaki temel amaç; Üretim ve istihdam yapısını tarım yerine sanayi ve hizmet sektörleri için arttırmak, bu yönde gelişme göstermek, refah seviyesini yükseltmektir.

Üretmeden paylaşma olmaz. Üreteceksin ki paylaşasın… Yoksa neyi paylaşacaksınız?

Ülkemizde Sanayi sektörünün kapasite kullanımının yüzde 80 olduğunu sanayi verilerinden biliyoruz. Bu ne demek? Limit tamamlanmış, yeni sanayi yatırımlarına acil ihtiyaç var. Sanayi yatırımlarıyla ilgili düşüncelerimi “Sanayi yatırımları yerinde sayıyor” başlıklı araştırma yazımda tek tek açıklamıştım.

Sanayisiz büyüme olmaz

Sanayisiz büyüme demek ne demektir? Sanayinin büyüme hızının, ekonominin büyüme hızının gerisinde kalması demektir. Bir başka deyişle, sanayinin milli gelir içindeki payının küçülmesi demektir.

Devamını oku →

Edebiyatımızda bir devir: FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL

Ali Alper ÇETİN

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar…
Gidiyordum, gurbeti gönlümde duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya

İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı…
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler…
(…)

Şair, bir çift yağız atın çektiği yaylı arabayla tozlu yollardan Anadolu yolculuğuna çıkar. Bu onun sanat yoludur. Sanatta seçtiği Anadolu yoludur. Nitekim bir şiirinde şöyle seslenir: Devamını oku →

Sanayi yatırımları yerinde sayıyor…

Ali Alper ÇETİN

Ülke ekonomisinin en dinamik ve üretken kesimi sanayidir, endüstridir. İhracatımızın % 90’ı sanayi ürünlerinden gerçekleşir. Kalkınmadaki temel amaç üretim ve istihdam yapısını, tarım yerine sanayi ve hizmet sektörleri için arttırmak, bu yönde gelişme göstermek, refah seviyesini yükseltmektir.

Türk Sanayisi 2017 yılından 2018’e girerken bir dizi basınçla (baskı yapma, zorlama)  ve stres yüküyle girdi. Her ne kadar 2017 yılının tamamında yüzde 6.5- 7 dolayında bir büyüme yaşandığı iddia edilse de bu büyüme ile madalyonun arka yüzüne yerleşmiş bir kırılganlık sanayiye, genelde de ekonomiye zor günler yaşatıyor. Sanayi yatırımları yerinde sayıyor…

  • Sanayinin yerine inşaat, ticaret, hizmet
  • Sanayide enflasyon: ortalamanın altındaki ve üstündeki sektörler
  • Sanayi, ithalata teslim
  • Yabancı yatırımcı sanayiye uzak
  • Sanayileşme Anadolu’yu kurutuyor 
  • Sanayide Erozyon                                          

Devamını oku →

İnce Hacı’nın Ağıtı (Cerit-Avşar aşiretleri öyküsü)

Ali Alper ÇETİN

Toros Dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Cerit,  Avşar Türkmenlerinde bir telâş başlardı. Kışı zorlu olurdu Torosların… O geçit vermez bayırlar karla dolar, Toroslar yaşanmaz olurdu. O zaman da Torosların Güney’ine, Çukurova’ya inerler, kışı burada geçirirlerdi. Bu, onların yüzyıllardır süregelen değişmez yaşantılarıydı.

Cerit obası Beydili boyuna mensuptur… Türkmen aşiretleri, göç ettikleri yerlerde de gelenekleriyle, türküleriyle, bozlaklarıyla varlıklarını korumuşlardır. Türk Kültürünü yaşatan da bu Türkmen aşiretleridir. Aslında birbirinden yiğit Avşar ve Cerit aşiretleri birbirine akrabadırlar. Dulkadirli beyliğinin çoğu Bayat, Avşar ve Beydili obalarına mensupturlar.   Avşar ve Ceritler, ikisi de Türkmen aşireti, ikisi de Oğuzların Bozok kolundandır.

Devamını oku →

Çukurova Lobisi Dergimiz Mayıs-Haziran 2018 Sayı: 56 çıktı. Okuyucularla…

Çukurova Lobisi Dergimiz, İmtiyaz Sahibi Ali Alper Çetin’in önderliğinde, Mayıs-Haziran 2018 Sayı: 56 okuyucusuyla buluştu. Gündemin odağı ise: Barak Havaları ve Usta icracısı merhum Şerif Akbağ

Dergi içeriğinde; Başyazı: Büyük Türk bilgini, ayaklı kütüphane: KÂTİP ÇELEBİ-Ali Alper Çetin, Barak Havalarının Usta İcracısı Şerif Akbağ-Dr. Halil Atılgan, Üreten Toplum Nitelikli Üretim-Dr. Necmettin Karakuş, Toprak Kokusu- Ceyhan Düzgün, Tarımda İthalat Patladı Bağımsızlık Tehlikede-Ali Ekber Yıldırım, Din ile İman Para ile Avrat- Ayça Öztorun, Yaşasın Kefenimin Kefili Karaborsa-Prof. Dr. Hasan Fevzi Batırel, Nazarbeyev “Türkistan” Eyaletini Kurdu (Haber), Büyük Bestekâr, Bir Sanat Anıtı: DEDE EFENDİ-Ali Alper Çetin, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri Seçim Sonuçları-Çukurova Bölgesi (Haber), Nasıl Sağlıklı Yaşlanılır?-Yard. Doç. Dr. İbrahim Baykan, Kazakistan: Bozkırın Değişimi-Prof. Dr. İlber Ortaylı, Sultan Sencer (Öykü)- Elife Ergan, Osmaniye/Şiir- Elife Ergan

Dergimiz PDF’ leri Anasayfa “Yayınlarımız” menüsünden indirilebilir.

 

Ali Alper ÇETİN

Çukurova Lobisi İmtiyaz Sahibi

(Çukurovalılar Derneği Onursal Başkanı)

Büyük bestekâr, bir sanat anıtı: DEDE EFENDİ

Ali Alper ÇETİN

Çağların ötesinden billur billur süzülüp gelen bir sanat müziğimiz var. Türk sanatının, Türk zevkinin incelikleriyle bezeli bu müziğin tarihi gelişimi içinde, ölümsüz eserler yaratan nice ustalar var.

Büyük Şairimiz Yahya Kemal “Eski Musiki” adlı güzel şiirine şöyle başlar:

Çok insan anlayamaz eski musikimizden,

Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.

Açar bir altın anahtarla ruh ufuklarını

Hemen yayılmaya başlar sadâ ve nûr akımı…

Devamını oku →

Yazar, akademisyen, vatansever bir Türk kadını: HALİDE EDİP ADIVAR

Ali Alper ÇETİN

Kurtuluş Savaşımızın en sıkıntılı günlerinde sırtında bir asker kaputu (parkası) cepheden cepheye koşan, Sakarya ve Dumlupınar Meydan Savaşları’nda erlerimizle omuz omuza, onlara güç ve heyecan veren uyanık bir Türk kadını… O günlerde herkesin “Halide Onbaşı” diye adını saygıyla andığı bu kadın, tanınmış romancımız ve hikâyecimiz Halide Edip Adıvar.

İzmir’in düşman tarafından işgalinden birkaç gün sonra, İstanbul’un Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen bir mitingde kürsüye çıkmış, çarşafını sıyırarak arslanlar gibi kükremişti o gün. İyi bir hatip olan Halide Edip, Milli Mücadele döneminde yaptığı açık hava mitingleriyle önemli bir rol oynamıştır.  O konuştukça meydanı dolduran on binlerce insan selini coşturuyor, Milli Mücadele ruhu, dalga dalga şahlanıyordu. O günün hatıralarını Türk’ün Ateşle İmtihanı adlı eserinde Halide Edip şöyle anlatır:

Devamını oku →