Tag: Karacaoğlan

Anadolu’nun sesi: KARACAOĞLAN

Ali Alper ÇETİN

Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş… Tüm Anadolu, Karacaoğlan olmuş, ondan seslenmiş. Al-yeşil giysili güzelleri, boz-bulanık yaylaları, umutlu-umutsuz aşkı onun türkülerinde dile gelmiş.

Halkbilimci Dr. Halil Atılgan Karacaoğlan’ı şöyle dile getiriyor:

“Yüzyıllardır Anadolu’yu dalga dalga saran bir ses, dillerden düşmeyen türkü, gözlerde şavkıyan ışık, gönüllerde kabaran bir heyecan. Dağlarda uğultu, ovaların sarı başaklarında ak çiçek açan Çukurova pamuğunda bereket, halk şiiri denilince akla ilk gelen isimdir Karacaoğlan.”

“Yaylalar onunla yüce, tarlalar onunla zengin. Karaca Kızın yavuklusu, Elif’in tutkulusu, görülmeyi görülmeyi daha da güzelleşen nice güzellere vurgun.  Ölünceye kadar gönlünün güzelini aramaktan yorgun. Genç kızların kalbinde titreşim, âşıkların tellerinde ibrişim, delikanlıların yüreğinde cesarettir Karacaoğlan. Çukurova’nın, Erzurum’un, Ardahan’ın, kısaca Anadolu’nun övünç kaynağı, Halk Edebiyatımızın en büyük ustasıdır Karacaoğlan.”

Devamını oku →

Manas’tan Karacaoğlan’a

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Her hâlde 1970’lerin başıydı. Ayla Dikmen’in söylediği bir parça vardı: “Sabahtan uğradım ben bir güzele”. Karacaoğlan’ın bu güzel türküsünün şu dörtlüğü hâlâ kulaklarımda:

       “Elma elma yanakların al gibi / Boyu uzar gider selvi dal gibi / Seherde açılan gonca gül gibi / Sandım kan damlamış karın üstüne.”

Özellikle son mısraı hiç unutmamıştım. Geçenlerde Dede Korkut üzerinde çalışırken aynı motif Abdülkadir İnan’ın bir makalesinde karşıma çıkıvermez mi? “Dede Korkut Kitabındaki Bâzı Motifler ve Kelimelere Ait Notlar” başlıklı makalede. Ülkü dergisinde, ta 1939 Nisan’ında yazılmış.

Devamını oku →